"Halis Muhlis" Bir Türk Tecrübesi: Avangart Mimarinin Kamuoyuna Tanıtılması (1)
Mimaride İnkılap
Güzel sanatlar da bu yeniliklerin meydana gelmesine sebep olarak, ne olduğunu tarif edemeyeceğimiz bir (sırri saik)i gösterebiliriz. Bu mistik şeydir ki ruhlarda bir değişiklik hasıl ediyor ve bunun neticesi olarak, yavaş yavaş alıştığımız, bu garip üsluplar inkişaf ediyor. Fakat bu inkişaf bir (daimi değişme) halinde devam edip gidiyor. Henüz bir (tebellür)e tesadüf edemiyoruz.
Almanya'yı tetkik edecek olursak, bu hükûmet kadar yeni bina inşaatına arz-ı ihtiyaç
| Asri İsviçre binalarından bir numune |
hiçbiri aynı müstevi üzerine tesadüf etmez. Cephede pek çok zaviyeler vardır. Fakat inhiraf meyilleri çok cüzidir. Başka bir binada da cephede zeminden tavana kadar çıkan geniş boşluklar vardır. Bu boşluklar her katta doldurulmuş bir şerit halinde birbirine rapt edilerek rahat balkonlar haline kalb edilmiştir. Bu bina da orijinal bir manzara arz eder.
| Ştutkard'da bir gazete idarehanesi, şehirdeki binaların en yükseklerinin iki misli irtifaındadır |
cam (façeta)larından yapılmış binlerce küçük pencereye akseden güneş şuâları öyle güzel bir manzara hasıl eder ki göz kamaşmadan bakmak mümkün olmaz. Ticarethanenin bir tarafı müdevver, vasi bir köşe teşkil eder. (Utrecht)deki demiryolu istasyonundaki vekar ve mehabet de ayrıca kayda şayandır. Bu bina yükseldikçe geriye çekilmekte ve nihayet kule şeklindeki uzun bir mustatille bitmektedir. (Le Raincy)deki kilisede yeni vesaitle eski (Gotik tarzını) ihya etmiştir.
| İsviçre'de alev şeklinde bacasıyla bir teshin müessesesi |
(Kübizm) mimariye de tatbik edilmiştir. Bu, birçok mikâp şekillerinin terkibinden hasıl olmuş bir güzellik telakkisidir. Kübizm daha ziyade büfelere ve diğer kabil-i nakil ev eşyasına tatbik edilmektedir. Mesela bu tarzda bir büfe (Bois de Violette) ile camların birleştirilmesinden yapılmış ve ortasına bir ayna ilave edilmiş ve ötesine berisine hendesi şekiller serpiştirilmiştir. Kübik tarzda maharetle tanzim edilen gayr-i tabiîlikler çok mühim bir rol oynar. Bu biçimdeki binalara yaraşan
| Almanya'da: Bütün pencereleri güneşten istifade eden evler |
kütüphaneler, duvarlara gömülmüş bir haldedir. Kübizm'de de ziya ve gölge oyunlarından istifade edilir.
Bir de (Ultramodern) tarz vardır ki bunda da, daha ziyade, mahruti şekiller göze çarpar. (Baveyra)da (Neu Ulm)daki kilise bu tarz mimaridedir.
| Fransa'da çok basit bir mustatilî bina |
| Ştutgard'da ufku damlı köşkler |
Bu kilisede zemine kadar uzanan kemerler mahrut şeklindedir. Bazı kemerlerin uçları yine ufak ve dar mahrutlar şeklinde duvarda kaybolmaktadır.
İsviçre'deki binalarda da çok garip şekiller vardır. (Dornach)daki bir müessese tavanı da dahil olduğu halde, her tarafı çimentodan yapılmış bir bina hissi veriyor. Bunun yanındaki (teshin) kısmı alev şeklindeki bacasıyla çok (orijinal) bir heyet gösterir.
Şikago Darülfünun'unun yeni kliniği 5.000.000 dolara inşa edilmiş olup (modern) tarzdadır. Cepheden beyaz, dondurma mermerlerden yapılmış hissi verir.
İspanya'da (Barcelona)da yeni yapılan inşaat çok (karakteristik) şekillerdedir. Burada, en ziyade (Neocatalonian) denilen bir tarza rast gelinir. Bir muharrir Barsalona için (dünyanın en fantastik bir şehridir) demiştir. Hakikaten binaları çok yeni bir şekildedir. Bunların en kıymetlileri meşhur mimar Sinor Gudi'nin [Antoni Gaudi] eseridir. Barselona'daki yeni (katedral) mimari cihetinden çok mühimdir. Bu muazzam binada cephede birçok çiçeklerden, üzüm yapraklarından işlenmiş o kadar nefis tezyinat vardır ki heyet-i mecmuası bir bahçe ve bağ manzarası teşkil eder. Bu tarzdaki hususi binalarda tezyinat çimentodan yapılmış hissini veren balkonlara doğru o kadar tabiî bir şekilde uzanmıştır, ki seyrine doyum olmaz. Mimari münekkitleri bu binaları ve tezyinatını (eksantriklik, güzellik ve orijinallik) itibarıyla emsaline faik bulmaktadırlar. (La Pedrera) [Taş Ocağı] ismindeki apartmanda çimento şeritlerinden teşkil edilmiş balkonları ve yaprak ve çiçek tezyinatıyla çok nefistir. Mütehassıslar buna (rüzgar ve dalgalardaki ahenkle kımıldıyor hissini veren bir binadır) diyorlar.
Avrupa'nın bazı yerlerinde, Hindistan'ın (Pagoda)ları taklit edilerek köşkler yapılmışsa da bunlar o kadar çok değildir.
Almanya'da (Ştudgard)da göze çarpan köşkler arasında üç katlı ve düz damlı nevilerde vardır. Bunlarda iki çeşit dam vardır. Biri yüksek kısım olup asıl (dam)dır. İkincisi ondan iki metre kadar aşağıda etrafı duvarla çevrilmiş bir kısımdır ki bunun duvarı iki taraftan uzun bir pencere halinde kesilmiştir. Bu evlerin damları güneş banyosu için çok faydalıdır. Pencereler, bu binalarda da geniştir.
Asri binaları, umumiyet itibarıyla, tetkik edecek olursak, bunların inşasında (fayda)nın büyük bir mevki tuttuğunu görürüz. Bugünkü ihtiyaçlarımıza tamamıyla elverişli bir bina: İşte asıl gaye budur. Bu inşaatta lüzumsuz teferruat tamamıyla ihmal edilmiş; her şey mümkün olduğu kadar basit, fakat rahat ve sevimli bir hale getirilmiştir. Ev eşyasına bile, nakledildiği zaman, iç içe girerek, az yer işgal edecek bir şekil verilmiştir.
Bazı yerlerde kabil-i nakil evler; güneşe ve mevsime göre, cepheleri müteharrik köşkler de vardır. Görüyoruz ki insanlar güzelliği, fayda ile mezcederek yeni bir esasa göre hareket etmektedir. Buna göre istikbalde evler ve mahalleler, şimdiki bildiğimizden, çok başka bir şekil yaratacaktır. Burada, her türlü medeni ve asri vesaitle teçhiz edilmiş bir (müstakbel apartman ve sokak) resmi görüyoruz. Bu muhayyel resim bize, yarınki neslin nasıl harikalar yaratacağını gösterir.
Görüyoruz ki: Zaman ilerledikçe, fen de insanları arkasından sürükleyerek, ebediyete doğru uzanıp gidiyor.
Yorumlar
Yorum Gönder