"Halis Muhlis" Bir Türk Tecrübesi: Avangart Mimarinin Kamuoyuna Tanıtılması (1)

 Mimaride İnkılap

Son senelerde güzel sanatların her şubesinde gözümüze ve ruhumuza yabancı gelen yeniliklere tesadüf ediyoruz.

Resim, heykeltıraşlık ve edebiyatta ekspresiyonizm [expressionism], fütürizm, dadaizm, kübizm isimleri altında tuhaf, tuhaf şekiller görüyoruz. Sanatkarların dimağında sanki bir ihtilal varmış gibi hatır ve hayale gelmeyen şekiller bir araya getirilerek, yeni bir güzellik kıymeti meydana çıkarılıyor. Zaten, yirminci asrın son senelerinde bedii, dini ve içtimai kıymet hükümleri, hemen, tamamıyla değişmiş gibidir. Mimarideki inkılap da, diğer şubelerdeki yola muvazi bir değişiklik münhanisi çizmektedir. Amerika'da Skyscraper denilen yüksek, muazzam binalar yapmak hastalığı son zamanlarda Avrupa'ya da sirayet etmiştir. Öyle ki minare ve pagodalar sistemi umum mimariye tatbik ediliyor zannedilebilir. Büyük Amerika şehirlerinde, binlerce babil kulesinin yükseldiğini görebiliriz. 

İstikbalde evlerin ve sokakların alacağı şekil

Bu farklı yüksekliklerin, sisli akşamlarda hasıl ettikleri profillerle; bunların aralarındaki hava boşlukları, güzellik itibarıyla, çok başka ve yeni bir manzara arz eder. Burada bir sual hatıra gelebilir: Mimarideki bu yeni üslup, Amerikalılara has, geçici bir garaip merakından mı ileri gelmiştir; yoksa, bu vadide, yeni bir tarzın başlangıcını mı teşkil ediyor? Bu nev' binaların Avrupa'nın birçok yerlerinde görünmesi ve her tarafa gittikçe dal budak salması bu nevin marazi, geçici bir iptila olmadığını gösterir. Esasen Amerika'da arazi kıymetinin fazlalığıdır ki bu yeni yolun takip edilmesine sebep olmuşlar; fennin bilhassa elektrik kısmındaki terakkiyatın ev idaresine tatbiki, yüksek binaların rağbet bulmasına yardım etmiştir.

Güzel sanatlar da bu yeniliklerin meydana gelmesine sebep olarak, ne olduğunu tarif edemeyeceğimiz bir (sırri saik)i gösterebiliriz. Bu mistik şeydir ki ruhlarda bir değişiklik hasıl ediyor ve bunun neticesi olarak, yavaş yavaş alıştığımız, bu garip üsluplar inkişaf ediyor. Fakat bu inkişaf bir (daimi değişme) halinde devam edip gidiyor. Henüz bir (tebellür)e tesadüf edemiyoruz.

(Modern tarz) denilen bugünkü Fransız mimarisine bakacak olursak, tezyinatsız, basit hendesi şekillerin terkibiyle bedii bir (heyet-i mecmua) meydana getirmek istenildiği anlaşılır. Büyük, muntazam mustatiller; geniş fakat irtifaı az pencereler; sert kesilmiş geçitler; inhinasız köşeler... İşte asri

Hollanda'da Lahay'de Kristal Palas

bir Fransız binasında göze çarpan teferruat bunlardır. Lakin, bu hendesi şekiller öyle bir tarzda dizilmiştir ki hasıl ettikleri gölgeler, yepyeni, fakat munis bir güzellik hasıl eder. Daha iyi anlatmaya çalışalım: Binanın içerisinde gezdiğimiz zaman (mistik bir aydınlığa) tesadüf ederiz. Fakat bu ziya nereden geliyor? Muhtelif köşelere nasıl tevzi edilmiştir? Bunu birden, anlayarak izah etmek mümkün değildir. Geniş medhal ve pencerelerin; keskin köşelerin; inşasında, birer sükun kaynağı hissi uyandıran aydınlık boşlukların arasında öyle bir (...) vardır ki güzelliği (hadsi) bir şekilde duyduğumuzu 

(Barselona)da (Pedrera) ismindeki apartman

anlarız. Bu tarz, katedrallere de tatbik edilmiştir: Biz orada artık eski, müheykel granit ve mermer yığınlarına tesadüf etmeyiz. Muntazam kesilmiş geniş, yüksek bir mermer kütlesi... Pencereleri yine geniş, fakat üst üste birbirine o kadar yakın ki hep birden sekiz on metre yüksekliğinde yekpare bir pencere hissini verir. Ötesi berisi yer yer, mustatilü'ş-şekil oyulmuş; üst tarafında ıskaraya benzeyen tertibat var; nihayet arkada vasi, basit bir bina... İşte bugünün katedrallerinden bir numune.

Almanya'yı tetkik edecek olursak, bu hükûmet kadar yeni bina inşaatına arz-ı ihtiyaç

Yeni yapılan Alman apartmanlarından bir numune

eden başka bir hükûmet göremeyiz. Hassaten harbin tesiriyle, bugün Almanya için 1.000.000'dan fazla apartman ve eve ihtiyaç vardır. Geçen sene 300.000 apartman bina edildiği halde bu hiçbir şeye kâfi gelmemiştir. Çünkü bunlardan, iki yüz bini Almanya'daki senevi nüfus tezayüdüne tekabül etmektedir. Bundan başka artık kullanılamayacak bir halde gelen evleri de hesaba katmak lazımdır. En ziyade sanat merkezlerinde 300.000'den fazla apartman inşasına kati lüzum vardır. Bu binaların hem çabuk, hem bir sistem dahilinde yapılması icap eder. Bunun için yeni görülen binalar, birçok husularda birbirine benzer ve inşa edildikleri yere göre ayrı, ayrı hususiyetler arz eder. Bugün küçük bir apartmanın zemini için 54 yarda murabbai bir arsaya ihtiyaç vardır. Hamburg ve (İstudgard)da (Semapaye) binlara

Baveyra'da (Noy Ulm)da (Ultramodern) tarzında yapılmış bir kilise dahili

  
tesadüf edilmektedir. (Düseldorf)da bina edilen bir tiyatro, heyet-i umumiyesi itibarıyla adeta bir (irtica) manzarası göstermektedir. Bu binada eski surlara, istihkamlara, kuleler atrafında mazgal deliklerine tesadüf edilmekte ve hep bir arada bir (askeri bina) hissi vermektedir. Bununla beraber bâsırayı okşayacak bir güzelliği de vardır.

Rast gelinen binalardan bir kısmının da ayrı bir hususiyeti vardır. Bir sokak boyunca uzanıp giden binaların her penceresi, ayrı ayrı, güneşe maruzdur ve her pencerenin ayrı bir manzarası vardır. Birer kulaç genişlikte duvarlardan 

Paris'deki asri evlerden biri

Asri İsviçre binalarından bir numune

hiçbiri aynı müstevi üzerine tesadüf etmez. Cephede pek çok zaviyeler vardır. Fakat inhiraf meyilleri çok cüzidir. Başka bir binada da cephede zeminden tavana kadar çıkan geniş boşluklar vardır. Bu boşluklar her katta doldurulmuş bir şerit halinde birbirine rapt edilerek rahat balkonlar haline kalb edilmiştir. Bu bina da orijinal bir manzara arz eder.

Felemenk'te yeni yapılan binalarda da başka hususiyetler vardır Lahay'da (Kristal Palas) denilen ticarethane mimarı (P. Cramen) camları öyle maharetle kullanmıştır ki bundan çok şayan-ı hayret bir yenilik hasıl olmuştur. Ufak 

Ştutkard'da bir gazete idarehanesi, şehirdeki binaların en yükseklerinin iki misli irtifaındadır


cam (façeta)larından yapılmış binlerce küçük pencereye akseden güneş şuâları öyle güzel bir manzara hasıl eder ki göz kamaşmadan bakmak mümkün olmaz. Ticarethanenin bir tarafı müdevver, vasi bir köşe teşkil eder. (Utrecht)deki demiryolu istasyonundaki vekar ve mehabet de ayrıca kayda şayandır. Bu bina yükseldikçe geriye çekilmekte ve nihayet kule şeklindeki uzun bir mustatille bitmektedir. (Le Raincy)deki kilisede yeni vesaitle eski (Gotik tarzını) ihya etmiştir.

İsviçre'de alev şeklinde bacasıyla bir teshin müessesesi


(Kübizm) mimariye de tatbik edilmiştir. Bu, birçok mikâp şekillerinin terkibinden hasıl olmuş bir güzellik telakkisidir. Kübizm daha ziyade büfelere ve diğer kabil-i nakil ev eşyasına tatbik edilmektedir. Mesela bu tarzda bir büfe (Bois de Violette) ile camların birleştirilmesinden yapılmış ve ortasına bir ayna ilave edilmiş ve ötesine berisine hendesi şekiller serpiştirilmiştir. Kübik tarzda maharetle tanzim edilen gayr-i tabiîlikler çok mühim bir rol oynar. Bu biçimdeki binalara yaraşan 

Almanya'da: Bütün pencereleri güneşten istifade eden evler


kütüphaneler, duvarlara gömülmüş bir haldedir. Kübizm'de de ziya ve gölge oyunlarından istifade edilir. 

Bir de (Ultramodern) tarz vardır ki bunda da, daha ziyade, mahruti şekiller göze çarpar. (Baveyra)da (Neu Ulm)daki kilise bu tarz mimaridedir. 

Fransa'da çok basit bir mustatilî bina

Ştutgard'da ufku damlı köşkler


Bu kilisede zemine kadar uzanan kemerler mahrut şeklindedir. Bazı kemerlerin uçları yine ufak ve dar mahrutlar şeklinde duvarda kaybolmaktadır. 

İsviçre'deki binalarda da çok garip şekiller vardır. (Dornach)daki bir müessese tavanı da dahil olduğu halde, her tarafı çimentodan yapılmış bir bina hissi veriyor. Bunun yanındaki (teshin) kısmı alev şeklindeki bacasıyla çok (orijinal) bir heyet gösterir.

Şikago Darülfünun'unun yeni kliniği 5.000.000 dolara inşa edilmiş olup (modern) tarzdadır. Cepheden beyaz, dondurma mermerlerden yapılmış hissi verir.

İspanya'da (Barcelona)da yeni yapılan inşaat çok (karakteristik) şekillerdedir. Burada, en ziyade (Neocatalonian) denilen bir tarza rast gelinir. Bir muharrir Barsalona için (dünyanın en fantastik bir şehridir) demiştir. Hakikaten binaları çok yeni bir şekildedir. Bunların en kıymetlileri meşhur mimar Sinor Gudi'nin [Antoni Gaudi] eseridir. Barselona'daki yeni (katedral) mimari cihetinden çok mühimdir. Bu muazzam binada cephede birçok çiçeklerden, üzüm yapraklarından işlenmiş o kadar nefis tezyinat vardır ki heyet-i mecmuası bir bahçe ve bağ manzarası teşkil eder. Bu tarzdaki hususi binalarda tezyinat çimentodan yapılmış hissini veren balkonlara doğru o kadar tabiî bir şekilde uzanmıştır, ki seyrine doyum olmaz. Mimari münekkitleri bu binaları ve tezyinatını (eksantriklik, güzellik ve orijinallik) itibarıyla emsaline faik bulmaktadırlar. (La Pedrera) [Taş Ocağı] ismindeki apartmanda çimento şeritlerinden teşkil edilmiş balkonları ve yaprak ve çiçek tezyinatıyla çok nefistir. Mütehassıslar buna (rüzgar ve dalgalardaki ahenkle kımıldıyor hissini veren bir binadır) diyorlar.

Avrupa'nın bazı yerlerinde, Hindistan'ın (Pagoda)ları taklit edilerek köşkler yapılmışsa da bunlar o kadar çok değildir.


Almanya'da (Ştudgard)da göze çarpan köşkler arasında üç katlı ve düz damlı nevilerde vardır. Bunlarda iki çeşit dam vardır. Biri yüksek kısım olup asıl (dam)dır. İkincisi ondan iki metre kadar aşağıda etrafı duvarla çevrilmiş bir kısımdır ki bunun duvarı iki taraftan uzun bir pencere halinde kesilmiştir. Bu evlerin damları güneş banyosu için çok faydalıdır. Pencereler, bu binalarda da geniştir.

Asri binaları, umumiyet itibarıyla, tetkik edecek olursak, bunların inşasında (fayda)nın büyük bir mevki tuttuğunu görürüz. Bugünkü ihtiyaçlarımıza tamamıyla elverişli bir bina: İşte asıl gaye budur. Bu inşaatta lüzumsuz teferruat tamamıyla ihmal edilmiş; her şey mümkün olduğu kadar basit, fakat rahat ve sevimli bir hale getirilmiştir. Ev eşyasına bile, nakledildiği zaman, iç içe girerek, az yer işgal edecek bir şekil verilmiştir. 

Bazı yerlerde kabil-i nakil evler; güneşe ve mevsime göre, cepheleri müteharrik köşkler de vardır. Görüyoruz ki insanlar güzelliği, fayda ile mezcederek yeni bir esasa göre hareket etmektedir. Buna göre istikbalde evler ve mahalleler, şimdiki bildiğimizden, çok başka bir şekil yaratacaktır. Burada, her türlü medeni ve asri vesaitle teçhiz edilmiş bir (müstakbel apartman ve sokak) resmi görüyoruz. Bu muhayyel resim bize, yarınki neslin nasıl harikalar yaratacağını gösterir.

Görüyoruz ki: Zaman ilerledikçe, fen de insanları arkasından sürükleyerek, ebediyete doğru uzanıp gidiyor.


Düseldorf'ta surlar ve kulelerle mücehhez bir bina


Yorumlar

Popüler Yayınlar